
HATAY ESKİ ARKEOLOJİ MÜZESİ RÖLÖVE, RESTİTÜSYON, RESTORASYON, TEŞHİR-TANZİM PROJELERİNİN HAZIRLANMASI
Tel : +90 322 457 45 63
Fax : +90 322 457 45 64
Reşatbey Mah. 62014 Sok. No:4 Moderna Reşatbey Apt. Kat:2 Daire:10 Seyhan/Adana
![]() | ![]() | ![]() |
|---|---|---|
![]() | ![]() | ![]() |
![]() | ![]() | ![]() |
Hatay Arkeoloji Müzesi*
M.Ö. 4 binden itibaren zamanımıza kadar her devrin çeşitli kültür ve tarihi vesikalarını bünyesinde toplayan Hatay'da ilk kez 1932 yıllarında bilimsel kazılara başlanmıştır. Çalışmaların henüz ilk yıllarında bulunan çok sayıdaki eserlerden dolayı, Fransız idaresinde bulunan Hatay'da görevli, Antikiteler Müfettişi M. Prost'un isteğiyle Antakya'da bir müze kurulmasına karar verilmiştir.
Açıkgöz’e göre, Antakya’da bir eski eserler müzesinin kurulması Fransızların öncelikli hedefiydi. Manda yönetimi sırasında koleksiyon çeşitli yerlerde (sarayın bahçesi veya Antakya Lisesi’nin ilk katında) sergilenir.Müze binasının planını Suriye Service d’Antiquités’da (Eski Eserler Servisi) çalışan MichelÉcochardüstlenir. Antakya Müzesi’nin tasarımı onun ilk eseriydi (1931-32). Müze planını, Sancak Yönetimi’ne 1933’ün başlarında sunar. Müzenin inşası bir notla onaylanır: “Yapıbirkaç yıl içinde ve birbirini takip edenbölümler halindeyapılacaktır”.
Günün modern müzecilik anlayışına uygun olarak hazırlanan plan 1934 yılında uygulanmıştır. 1939 yılında inşaatı tamamlanan müzede, üç ayrı bilimsel kazıda bulunan eserler yer almaktadır.
1939 senesinde, Hatay ana vatana ilhak edildiğinde, müze binası tamamlanmış, kazılarla ve muhtelif yollarla elde edilen eserler de depo edilmiş bulunuyordu. Bu tarihten itibaren eserlerin tanzimi dokuz senede tamamlanmış ve 23 Temmuz 1948 yılında Hatay'ın kurtuluş bayramında ziyarete açılmıştır.
Bünyesinde bulundurduğu çeşitli eserlerin yanında, bilhassa zengin mozaik koleksiyonu ile de ilgi görmektedir. 1969 yılında başlayan ek inşaat 1973 yılı sonunda tamamlanmış ve yeni baştan yapılan teşhir ve tanzimden sonra, hizmete girmiştir. Böylece teşhir salonlarının sayısı beşten sekize çıkarılmış; Hitit ve Asur taş eserlerini, küçük eserleri, altın eserleri ayrı ayrı sergileme olanağına kavuşulmuştur.
Müze Mimarisi
Müze mimarisini anlayabilmek için planına bakılmalıdır. MichelÉcochard’ın planına bakıldığında, oldukça yalın, süslemeye yer vermeyen, ancak işleve ağırlık veren bir tutum seçildiğini söylemek mümkündür.
Écochard’ın müze tasarımı, “birkaç yıl içinde ve birbirini takip eden bölümler halinde yapılması” ekseninde oluşturur. Müze, Asi Nehri kıyısına inşa edilir. Bu alanda bir lise binası bulunmaktaydı. Müze binası Manda yönetimi sırasında kentin köprüsüyle ulaşılan alanda oluşturulan yeni meydanda tanımlanan kamu binalarından biri oldu.İnşaatı 1934yılında başladıve1939yılına kadar devam etti.
1939’da müze binası tamamlanmış ve ilin değişik yerlerinde depolanmış bulunan eserler bu binada toplanmıştır. 1939 yılı başlarında Hatay Devleti tarafından görevlendirilen Amerikalı müzeci Perason, üç buçuk aylık bir çalışma sonucu müzenin düzenlenmesi ve tanzimini gerçekleştirmiştir.
Hatay’ın 29 Haziran 1939 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti’ne katılmasını takiben Ruhi Tekan müze müdürlüğüne atanmış, teşhir ve tanzim çalışmalarına devam edilmiştir. Ancak Hatay Müzesi uzun bir süre sonra 23 Temmuz 1948 tarihinde ziyarete açılmıştır.
Kesme taştaninşa edilenveherhangi birsüslemesi olmayan, tamamenişlevsel, dikdörtgenbiçiminde bir bina olarak tasarlanmıştır.
Binanın ikiz arkadlı girişi Gündüz Caddesi tarafına alınmış, Asi nehri cephesine ise revaklı bir geçiş yerleştirilmiştir. İdari kısım yukarı katta yer almaktadır.
Çeşitli yıllarda çıkarılan Arkeoloji Müzesi rehberleri yapının kullanılışını ve planının gelişimini göstermesi açısından önem taşımaktadır.
1961 ve 1969 tarihli kılavuzlardaki planlarda Écochard’ınmüze tasarımının korunduğu izlenmektedir.
Princeton Üniversitesi tarafından Antakya yakınında yapılan kazılar ve Harbiye civarındaki Roma villalarından çıkan mozaiklerin müzeye taşınması sonrası, müze binasının yetersiz kaldığı görülmüş ve 1970’ten itibaren yapılan eklerle bina genişletilmeye çalışılmıştır. Bu eklentilerin de yetersiz kalması üzerine 1975 yılında ek bir bina yapılmıştır. Giriş artık Meydan tarafından yapılmaktadır. Sergileme alanı arttırılmış, özgün plana ek yapılmıştır.Écochard’ınmüze tasarımının ana prensibinin, zaman içinde bölümler halinde, eklenerek büyümesi olduğu hatırlanırsa, bu doğrultuda ilerlendiği görülecektir.
*Prof. Dr. Candan Ülkü'nün "Hatay Eski Arkeoloji Müzesi" adlı sanat tarihi raporundan alınmıştır.
revzen mimarlık restorasyon













